Yıllardir hep bir Batı Amerika turu yapmak isteriz; bu yaz
en sonunda başardık..Planlar aylar öncesinden yapıldı, ince ince işlendi...Planlar yapılırken
işten en yakın arkadaşımız ve onun eşi de planımıza dahil oldu..İyiki de oldu:)
Bizim ilk Amerika seyahatimiz olduğu için biraz detaylı ve
uzun bir yazı olabilir..
Bu arada Amerika’ya gitmeden önce bilinmesi/yapılması gereken genel
bilgileri bir önceki yazımda bulabilirsiniz..
Öncelikle kabaca tatil planımızdan da bahsedeyim;
İstanbul-San Francisco uçuş,
San Francisco-Las Vegas uçuş,
Las Vegas’tan ise araba ile Los Angeles’a geçiş.
Los Angeles’dan San Diego’ya araba ile gidiş-dönüş...
San Francisco 2 gece, Las Vegas 3 gün 4 gece kalış, Los Angeles 5 gece ve San Diego 1 gece kalış şeklinde..Dönüp bakınca bizim açımızdan çok güzel ve uygun bir planlama olmuş; ancak neyi değiştirmek isterdin derseniz, Las Vegas Los Angeles arasını da uçak alırdım derim, mesafe 4,5-5 saatlik mesafe ancak mola vs. Derken 6 saati buluyor ve bütün bir gününüz gitmiş oluyor..
İstanbul-San Francisco uçuş,
San Francisco-Las Vegas uçuş,
Las Vegas’tan ise araba ile Los Angeles’a geçiş.
Los Angeles’dan San Diego’ya araba ile gidiş-dönüş...
San Francisco 2 gece, Las Vegas 3 gün 4 gece kalış, Los Angeles 5 gece ve San Diego 1 gece kalış şeklinde..Dönüp bakınca bizim açımızdan çok güzel ve uygun bir planlama olmuş; ancak neyi değiştirmek isterdin derseniz, Las Vegas Los Angeles arasını da uçak alırdım derim, mesafe 4,5-5 saatlik mesafe ancak mola vs. Derken 6 saati buluyor ve bütün bir gününüz gitmiş oluyor..
İstanbul’dan çıkarken saat 13.30; San Francisco’ya
vardığımızda ise 16.30..Nette sadece 3 saat uçmuş olduk.
Öncelikle genel olarak gördüğüm San Francisco’ znun kompak bir
şehir olduğu, toplu taşımanın gelişmiş olduğu..Dolayısıyla bu şehirde araba
kiralamak bir zorunluluk değil..Toplu taşıma ile veya yer yer yürüyerek de
şehir gezilebilir...
Bizim San Francisco’da iki günümüz (48 saat) olduğu için çok
seri bir şekilde gezmeye çalıştık..
İlk gün vardığımızda havalanındaki pasaport sırası vs.
derken otele varışımız 7’yi buldu..Otelimizi toplu taşımaya kolay erişimi olsun
diye Union Square’e yürüme mesafesinde seçmiştik. Bu arada hemen belirtmeliyim
San Francisco’da oteller oldukça pahalı. Biz Beresford Arms isimli otelde
kaldık, gecelik neredeyse 700 TL verdik..Ve otel sadece 2 yıldızlı, halıları
bile kokan(ama onun dışında temiz) bir oteldi; yani fiyat/ performans dengesi
çok kötüydü. Ancak sonuç olarak otele sadece uyumaya gittiğimiz için işimizi
görmüş oldu..
Havaalanından otele taksi ile gittik..Havaalınında kişi başı
17-18 dolara shuttle’lar var..Bunlar kullanılabilir..Yada BART isimli metro
sistemleri ile 8-9 dolar vererek gideceğiniz yere metroyla da gidebilirsiniz.
Biz üç kişi olduğumuz için taksi ile geçtik otele (arkadaşımızın eşi bize Las
Vegas’ta katılacak)..55 dolar ödedik, yine kişi başı 18 dolara denk gelmiş
oldu.
Oteldeki check-in işlemlerinin hemen ardından Dubai’den
sonra hasretle beklediğimiz Cheesecake Factory’ye gitmek oldu. Cheesecake Factory
Union Square’de bulunan Macy’s alışveriş merkezinin en üst katında. Cheesecake
Factory aşığı olmamızın sebebi cheesecake’leri değil, aslında yemekleriJ Cheesecake’leri
aslında çok güzel görünüyor ama bize çok tatlı ve çok büyük geldiği için (genel
olarak Amerika’daki tüm tatlılar gibi) pek sevemedik..Oysa bir portakallı
tavuğu var ki sormayınJ Kesinlikle
tavsiyedir..
| Union Square'deki kalpler ve biz:) |
Union Square şehrin merkezi..Hemen etrafındaki Market Street
caddesinde çok sayıda mağaza var..Özellikle büyük markaların bol sayıda
mağazası bulunmakta..Ayrıca Marshalls ve Ross isimli ithalat fazlası ürünleri
bulabileceğiniz mağazaları da yine burada bulabilirsiniz..Burda hemen parantez
açarak valize ihtiyacınız var ise özellikle Ross’a bakmanızı tavsiye
ediyorum..Samsonite valizleri 75-90$ aralığında bulmanız çok mümkün..(Marshalls,
Ross ve Tj-Maxx ihtalat fazlası ürünlerin satıldığı mağazalar ve tüm şehirlerde
karşınıza bol bol çıkacaklar, San Francisco’da zamanınız olmasa bile başka bir
şehirde de bakabilirsiniz.)
| Çin Mahallesi girişi |
Dünyanın en büyük Çin mahallerinden biri San Francisco’daymış..Bana
Londra’daki Çin mahallesi daha derli toplu, daha güzel ve daha büyük gibi
gelmişti mesela; ama en büyüğü buradakiymiş..
2.günümüzde esas turumuzu yapmak üzere yola çıkıyoruz, ve
yolda Hop-On Hop-Off otobüslerinden biri ile günümüzü geçirmeye karar
veriyoruz. Genellikle uzun zamanımız olduğunda şehirleri toplu taşıma araçları
ile ya da mümkünse yürüyerek gezmeyi her zaman tercih ederiz, ancak kısa
zamanımız olduğunda Hop-On Hop-Off otobüslerin daha pratik olabildiğini
düşünüyoruz..
İşte Hop-On Hop-off otobüsü ile geçen bir günlük
maceramızdan notlar...
İlk durağımız Golden Gate köprüsü..Özgürlük anıtı ile
birlikte Amerika’nın sembollerinden birisi..
Şansımıza sis yok..Bu köprü ve San Francisco Pasifik okyanusunda
karşılaşan sıcak ve soğuk hava basınçları sebebiyle sık sık sisli olurmuş.
Bakmayın isminin Golden (altın) olup renginin kırmızı
olmasına.. Adını ise Golden Gate boğazından almış..
Bu arada köprü 2,73 km uzunluğundaymış..Vee biz köprüyü
yürüyerek geçme gafletinde bulunduk, ancak yürümek için hayli uzun bir köprü ve
dönüş için araç bulamadığımız için (taksi bileL)
yine yürüyerek dönmek zorunda kaldık..Sadece bu köprüyü yürümüş olsak gayet
normal bir mesafe olabilirdi ama bütün gün yürüdüğümüz için bizi hayli zorladı..
| Golden Gate'te biz:) |
İkinci durağımız Golden Gate Park ve içinde bulunan ‘Japanese Tea Garden’..
Golden Gate park’dan manzaralar...
|
Ve bayıldığımız ‘Japenese Tea Garden’dan
manzaralar..Daha önce İstanbul’daki Japon bahçesine de gitmiştik ama burası bambaşka; İstanbul'daki pek küçük ve biraz bakımsızdı. Küçük ama çok
güzel peyzajı yapılmış bir yer..Giriş ücreti 7$.
| Japanese Tea Garden'in girişi |
| Japanese Tea Garden'daki müthiş bahçeler |
Bir sonraki durağımız Bizim Ev dizisinin de çekildiği ‘Painted
Ladies’ evleri ve karşısında bulunan Alamo Square..Bu evler tipik San Francisco evlerinden, ‘Victorian’ tarzı , 2-3
katlı ve ahşap... Otobüsten inince biraz etrafı geziyoruz, bütün evler birbirinden güzel..
Sonrasında Lombart Street'e geçiyoruz. Burası virajlı ve çiçekli olan ünlü sokak. Sokak tamamen ortancalarla kaplı, ve hala araba trafiğine açık. Burası çok dik bir yokuşun sonunda, bu sayede San Francisco'ya biraz daha yukarıdan bakma şansınız olacak..
Lombart Street'ten aşağı denize doğru yürüyerek iniyoruz, inerken San Francisco'nun sembollerinden birisi de olan nostaljik tramwayın yani 'Cable Car' ın önünden de geçiyoruz; ancak hiç binmek gibi bir düşüncemiz yok çünkü bekleme süresi en az 45 dakika...
Ama binmememiz Cable Car'da fotoğraf çekilmeyeceğimiz anlamına gelmiyor değil mi:)..
Sonrasında Fisherman’s Wharf’da ufak bir gezinti..
Fisherman’s Wharf ve Pier 39 bölgeleri şehrin en kalabalık
ve en hareketli bölgeleri denilebilir..Bir sürü mağaza ve restoranın olduğu
(açık) forum alışveriş merkezlerini andırdılar bana..
| Fisherman's Wharf'dan manzaralar |
| Fisherman's Wharf'dan manzaralar |
Acıkırsanız Fisherman's Wharf'da bulunan Boudin Bakery’e uğramanızı tavsiye ederim. Buradaki ekmekler bir harika:)(Madame Tussauds müzesinin tam karşısında)
| Boudin Bakery'deki ekmekler:) |
Burada San Francisco'nun 'Clam Chowder' isimli, ekmeğin içinde gelen deniz ürünleri çorbasından deneyebilirsiniz. Bu çorba daha ünlü olmasına rağmen çok tuzlu geldiği için biz domatesli olanı daha çok beğendik. Çorbanın içinde geldiği ekmekler eksi maya ekmeği olduğu için afiyetle yenebiliyor:)
Fisherman's Wharf'da gezerken keşfettiğimiz güzel şeylerden birisi, sonrasında Amerika'da bir çok yerde gördüğümüz karamelli ve çikolatalı patlamış mısır. Nasıl olur demeyin, çok güzel olmuşlardı:) Tavsiye ederim, deneyin..
Günün sonunda Mission District bolgesindeki 'Mission Chinese Food' isimli bir Çin restaurantında yemek yiyoruz..Tavsiye edebileceğim bir yer ama ortamı biraz değişik. Renkli ışıkların altında Çin yemeği konsepti:) Biz mongolian long beans (acı severseniz gayet başarılı), ve beef with brokoli yemiştik. Özellikle 'beef with broccoli' kesinlikle çok lezzetliydi, çok iyi pişirilmiş, etleri yumuşacıktı.
Fisherman's Wharf'da gezerken keşfettiğimiz güzel şeylerden birisi, sonrasında Amerika'da bir çok yerde gördüğümüz karamelli ve çikolatalı patlamış mısır. Nasıl olur demeyin, çok güzel olmuşlardı:) Tavsiye ederim, deneyin..
Günün sonunda Mission District bolgesindeki 'Mission Chinese Food' isimli bir Çin restaurantında yemek yiyoruz..Tavsiye edebileceğim bir yer ama ortamı biraz değişik. Renkli ışıkların altında Çin yemeği konsepti:) Biz mongolian long beans (acı severseniz gayet başarılı), ve beef with brokoli yemiştik. Özellikle 'beef with broccoli' kesinlikle çok lezzetliydi, çok iyi pişirilmiş, etleri yumuşacıktı.
Ertesi gün erkenden yola çıkıyoruz, ve San Francisco'da yaptığımız en güzel şeylerden biri olan Sausalito kasabasına gidiyoruz. Burası Golden Gate'i gectikten sonra çok şirin bir kasaba; tam bir tatil kasabasi..Üstelik tuhaf bir sekilde havasi San Francisco'nun içinden farkli, daha yumusak daha az rüzgarli ve güneşli..Bu kasabada bir saat bile gezmek bile mümkün değil çünkü oldukça küçük; ama çoook güzel...Öğrendigimiz kadariyla San Francisco zenginlerinin genellikle yazlik olarak kullandiklari evler buradaymis..
Biz Sausalito'da güneşli bir günde biraz gezdikten sonra bir kafede oturup denize nazır kahvelerimizi yudumluyoruz...Belki tatilimizin en tatlı en huzurlu anlarından biri bu..Bu sebeple herkese mutlaka Sausalito kasabası için bir iki saat ayırmasını tavsiye ederim..Biz city sightseeing turla ile gidip, dönüşte feribotla direk Pier 39'a geçtik..(Feribot için yaklaşik 8-9dolar ödemiştik. Yol ise hemen hemen 20 dakika sürüyor.) Bu arada bu feribot yolculuğunda Alcatraz adasına da baya yaklaşmak mümkün..
Ayrıca dileyenler için Alcatraz adasında bulunan hapishaneyi gezmek ve burayı anlatan turlara katılmak mümkün. Bu aktivite için en az yarım gün ayırmak gerekli. Biz Alcatraz'a gitmek yerine, Sausalito'ya gidip güneşli ve tatlı bir kasabayı gezmeyi tercih ettik..
| Sausalito kasabasından manzaralar |
| @Sausalito..Denize karşı keyif kahveleri.. |
Biz Sausalito'da güneşli bir günde biraz gezdikten sonra bir kafede oturup denize nazır kahvelerimizi yudumluyoruz...Belki tatilimizin en tatlı en huzurlu anlarından biri bu..Bu sebeple herkese mutlaka Sausalito kasabası için bir iki saat ayırmasını tavsiye ederim..Biz city sightseeing turla ile gidip, dönüşte feribotla direk Pier 39'a geçtik..(Feribot için yaklaşik 8-9dolar ödemiştik. Yol ise hemen hemen 20 dakika sürüyor.) Bu arada bu feribot yolculuğunda Alcatraz adasına da baya yaklaşmak mümkün..
Ayrıca dileyenler için Alcatraz adasında bulunan hapishaneyi gezmek ve burayı anlatan turlara katılmak mümkün. Bu aktivite için en az yarım gün ayırmak gerekli. Biz Alcatraz'a gitmek yerine, Sausalito'ya gidip güneşli ve tatlı bir kasabayı gezmeyi tercih ettik..
| Feribotla Sausalito'dan ayrılırken biz..Arkada Sausalito manzarası...
Sausalito'dan sonra aslında bir gün önce de uğradığımız ama detaylı gezemediğimiz Pier 39 ile devam ediyoruz. Burası son durak..
Pier 39 aslında Fishermans Wharf'in hemen 150 metre ilerisinde. İkisi arka arkaya da gezilebilir.
Pier
39'da da yine birçok mağaza ve restoran bulunmakta..Hard Rock Cafe ve
San Francisco'nun bu sene NBA şampiyonu olan takımının (Golden State
Warriors) mağazası da yine burada..
Ayrica
Pier 39'da deniz aslanlarını görmek de mümkün. Bazen birbiri ile kavga
eden deniz aslanlarını görmek isterseniz Pier 39'da deniz kenarına doğru
yürümeniz yeterli olacak..
Deniz aslanlarını görünce fok balıklarına
benzetiyoruz ama aralarında bazı farklar var. Deniz aslanları daha
kahverengi ve kulakları var. Üstelik hayli yüksek sesler çıkarıyorlar.
Fok balıkları ise daha grimtrak ve kulaksız oluyorlarmış..
Burdan ayrılmadan Fisherman's Wharf'ın hemen hemen karşısındaki 'Chipotle' isimli Meksika yemekleri yapan restoranda yemeğimizi yiyoruz. Burada etli salata gibi şeyler yada dürüme sarılmış olarak yemek mümkün..Biz çok beğenmedik. Onun yerine keşke 100 metre ilerideki In and Out Burger'de yemiş olsaydık dedik. (Tabi sonra Los Angeles'da onu da deneyeceğiz..) Fisherman's Wharf'daki yemek San Francisco'daki son durağımız..Buradan otele dönüp eşyalarımızı alıyor, ve Las Vegas için havaalanına gidiyoruz. LAS VEGAS yolcusu kalmasınnn!!::) |


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder